Masaj Yapan Akrabaya Verdim

Günaydın, Bu gün sizlere yazmayı karar verdim ama emin olunuz ki hem yaptıklarımdan utanıyorum hemde yaşadığım büyük zevkten ne yapacağımı şaşırıyordum. Konuya gelince okuyun lütfen. Eşimin amcasının oğlu yüksek okul sınavları için İstanbul’a yanımıza gelmişti. Karı koca, ev içerisinde başkasının varlığından hoşlanmayan yapıdayız. Geldiği sırada da kızımız eşimin annesinin yanındaydı. Ben 37 eşim ise 41 yaşında. Severek evlendik ve eşimden başkasıyla da beraber olmadım evliliğimiz süresince…
Eşimin amcasının oğlu genç bir çocuk, saygılı ve irice biri… ilk gördüğümde, biraz köy yapısı kokan bilgisizliğine kılavuz olmak istedim. bütün söylediklerimi en küçük bir alınma göstermeden uyguladı ve değişti. Sabahları eşim işe gidince, mutfakta konuşurduk.
Aradan günler geçti, gözlerinin ayağıma takıldığını ayrım ettim. ilk tepkim kızgınlıktı. Sonraki günlerde buna alıştım ve aramızda bir kedi-fare oyunu oynanmaya başlanıyor. Kavisli topuklu, pembe beyaz, irice ve uzun ayaklarımı yerli yersiz gözlerinin önünde sallamaya başlamıştım. Gözleri ayaklarıma takılıyor, benim nereye baktığını anladığımı görünce de kızarıyordu.
Bir gün gene mutfakta konuşurken, ayağımı masanın üzerine koydum ve sallamaya başladım, beti benzi atmıştı… Toparlanıp işe gitmek için kalktığımda, beni uğurlarken kotunun önü kabarıktı… Gün boyu aklımdan silmek istememe rağmen, önündeki kabarıklığı düşünüp durdum.

4 (3)

Kendi kendime aptalca davrandığımı söyleyip duruyordum, lakin ayaklarıma bakarak karşısında dimdik olmuş bir organ da beni azdırıyordu elimde olmadan… Bu oyun günlerce sürdü ve hiçbir zaman raydan çıkmadı çocuk… sırf aç gözlerle ve yutkunarak ayaklarıma bakıyor, önü kabarıyor ve beni uğurluyordu.
Kocam meslek gezisi nedeni ile 10 gün evden irak kalmak zorundaydı. ilk gün yine mutfaktaydık, yine aynı sahneler ve gene saygılı uğurlayış. Akşam eve geldim, biraz içtim ve yattım. Bir iki tıkırtıdan sonra sessizlik… Günler, geceler birbirini takip etti… Beşinci gün çok bıkkın geldim eve… Yemeği hazırladım, yedik. Biraz içki içtik, televizyon seyrettik ve ben kanapede uyuyakaldım. Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum
“Yenge kalk yatağına yatırayım seni” dediğini duydum. Kalktım, ayakta zor duruyordum. Koluma girip bana yardımcı oldu ve yatak odasına birlikte gittik. Kendimi yatağa attım. Uykuyla uyanıklık arası havada yüzer bunun gibi hissediyordum kendimi…
Bacaklarımdan tüm vücuduma yayılan bir ılık dalga, bir okşayıcı, rahatlatıcı duygu seli saçımdan tırnağıma kadar sardı her yanımı… Kedi gibi okşandığımı duyumsadım, gerindim, üzerim örtüldü. Uykunun karanlığına daldım.

Uyandığımda sabah olmuştu. Kahvaltı masasında, akşam ne olduğunu sordum.
“aşırı sarhoştun, seni yatırdım yenge…” dedi.
gene mutfaktaydık, gene ayağım masa üzerindeydi ve gene yüzü pençe pençe kızarmıştı. yine beni uğurlayan, kabarık pantolonun önüyle o…
Yedinci gün… Akşam… Televizyon seyrediyoruz. Saçlarım dağılmış kanapenin önünde yüzükoyun yatıyorum. Elimde beşincisini içtiğim şarap kadehi, üzerimde gecelik var ve eteği dizimin bir hayli üstünde, baldırlarımın hizasında… Televizyonda normal bir film… hanım ve erkek birbirlerine sarılmışlar, öpüşüyorlar, sevişiyorlar… Uzun uzun öpüşen dudaklarını, dillerini izliyorum.
Kocam gideli yedi gün olmuş. Libidom tavan yapmış durumda… Filmdeki sahnelerden öyle etkilendim, öyle tahrik oldum ki… Dayanamadım… Kendimi tutmak istememe karşın, aynı bir hayvan bu gibi kontrolsüz önümü halıya sürtmeye başladım. O, arkamda ve beni izlediğini biliyorum… Ve izlediğini bilmek daha da tahrik ediyor beni…
lakin sürtünmek yetersiz kalıyor. hemen odama gitmem lazım, yanan kasıklarımı okşamam, parmaklarımla kendimi tatmin etmem lazım… Delirmek üzereyim… Böyle bir süre geçtikten sonra kalktım,
“Ben yatıyorum.” dedim.
önüne baktım, dimdikti… Sendeleyince destekçi oldu bana… Yatağıma kadar götürdü, yüzükoyun bıraktım kendimi yatağa, geceliğim üzerimde toplandı, baldırlarım açığa çıktı… Ses soluk yoktu fakat odayı da terk etmemişti. nefes alışını duyuyordum. Beni seyrediyordu, yarı çıplak vücudumu… Ben de geriye dönemiyordum.

5 (5)

Aradan zaman geçti, inledim… Karılmış bir sesle,
“Yenge, bıkkın musun?” dedi.. inleyen sesimle,
“çokkk…” dedim..
“Masaj yapayım mı yenge?” dedi..
tasdik vermek için başımı salladım yatağa sürterek… Hiç ses soluk çıkmadı ve uzun bir zaman hiçbir şey olmadı. Gittiğini sandığım sırada, çekingen bir elin baldırlarıma dokunduğunu hissettim. Elini, parmaklarının uçlarını dikkat çekici bir ritmle bacaklarıma dokundurup durdu bir süre…
ama yetmiyordu bu bana… Kalçalarımı yatağa yapıştırıp oynattım, gerdim bacaklarımı ve cesaret verdim ellerine… Daha açık dokunmaya, baldırlarımı bacak içlerimi ellemeye başlanıyor. O kadar soğukkanlıydı ki, hiç de beni heyecanlandırma sorunu bulunmaz gibiydi… Hala aynı yumuşak dokunuşlarla masaj yapmaya çalışıyordu.

8 (2)

inleyerek kalçalarımı yapıştırdım yine yatağa… Sanki masajdan hoşlanmış gibi… Elleri öncelikle daha yukarılara çıktı. Ardından daha ısrarlı bastırmaya başlandı etime… Dağlanmış benzeri hissediyordum içimi, etlerim, her yerim yanıyordu. Kalçalarımı kaldırdım ve ardından sert, güçlü ellerinin gecelik üstünden kalçalarımı avuçladığını hissettim.
tekrar inledim. Kalçalarımı oğuşturuyor, sıkıp bırakıyor, kalçalarımın iki yanağını biribirinden ayırıp, ardından bir araya toplayıp baskı yapıyordu. yüzde yüz ellerine terk etmiştim kendimi… Ben de bu arada önümü yatağa yapıştırıyordum. Bu ona cesaret veriyor ve daha sıkı avuçluyordu kalçalarımı… Keşke külodumu çıkarsa diye geçirdim içimden… Kalçamı sıkan, masaj yapan parmakları ara sıra külodun içine kadar giriyor, fakat çıkarmaya çalışmıyordu.
Bir ara başımı kaldırıp geriye, ona baktım. Amacım yine şortunun önündeki kabarıklığı görmek, tatmin duygusu yaşamaktı. Onun giyinik olduğunu sanıyordum. ama bana masaj yaparken üstündeki her şeyi çıkardığını, çırılçıplak, önündeki dimdik duran inanılmaz ölçüde büyük, kocaman, kalın penisiyle görünce anladım.

derhal başımı çevirdim, şoka uğramıştım. Karnım ve uyluklarım titriyordu… Ben geceliğimle yarı çıplak, o çırılçıplak, benim için sertleşmiş dimdik erkeklik organıyla yatak odamda, ikimiz… zevk krizi geçirmeye başladım ve o lahza orgazm olmaya başladım.
tüm vücudumla sarsılıyor, feryat atmamak için yastığı ısırıyordum. Ben sarsılırken o güçlü elleriyle kalçalarımı yoğuruyordu. Sonunda sakinleştim. Ardından büyük bir pişmanlık duydum. Kocamı seviyordum ve bu çocuk bana hitap edemeyecek kadar gençti ve eşimin akrabasıydı. Yüzümü ona çevirmeden,
“Teşekkür ederim. Eline sağlık… Rahatladım…” dedim. yalnızca,
“iyi geceler…” dedi ve çıktı.
işte bunu beklemiyordum ve daha aşırı tahrik oldum… Az önceki pişmanlığımdan daha çok pişman olmuştum. Dönüp sırtüstü yattım, gözlerim tavanda dakikalarca öyle yattım. istemsizce, bir robot bunun gibi ellerimin bir tanesini göğüslerime götürdüm, diğerini kasıklarıma… Yanıyordum… O’nun çıplak vücudu gözümün önünden gitmiyordu.
hemen yan odadaydı o vücut… Benim derdimin ilacı… Ateşimi söndürecek insan yanı başımdaydı. Ben bu durumdayken onun ne yaptığını merak ettim. O koca aletini ellerinin arasına almış beni hayal ediyor muydu acaba? Mastürbasyon mt. yapıyordu? Boşalırken o kaslı vücudu dalgalanıyor muydu?

Göğüs uçlarımı parmaklarımın arasında sıkıştırıp duruyordum. diğer elimin orta parmağını kadınlığımın sularında ıslatıp klitorisimin üstünde gezdiriyordum. haz alıyordum, ama yetersiz geliyordu bana aldığım zevk… Tatmin duygusundan uzak, robot gibiydim. Hırsla ellerimi çektim keyif noktalarımdan… iki yanıma uzattım… Ceset bunun gibi, gözlerim tavanda upuzun yattım yatağımda…
Kararımı verdim sonra… O tatmin duygusu uzakta değildi, iki adım ötemdeydi sadece… O beni istiyordu… Ben de onu… Ne menfaat ki bir defa gitsem… Bir kez… başka istemiyorum… Asla… sırf bir kez… Yataktan kalktım. üzerimde geceliğim, içimde sadece külodum vardı. ikisini de çıkardım. Yüksek topuklu terliklerimi giydim ayağıma… Gardrobun boy aynasında kendime baktım. çırılçıplak, siyah uzun saçlarımla güzel bir hanım vardı aynada… istekli, deli, arzudan kavrulan…
http://girlsfactory.tumblr.com http://igoodpictures.tumblr.com http://girlsfactory2.tumblr.com https://www.facebook.com/igoodpictures
Kocamla sevişirken giydiğim incecik, şeffaf tül geceliğimi çıkardım. Onu giydim. çıplak bedenim yalnızca flu bir görüntü almıştı. Odamdan çıktım. Onun odasının önünde, elim kapının tokmağında bir süre durdum. Heyecandan ölmek üzereydim. Ellerim titriyor, göğüslerim inip kalkıyordu. Sakinleşmeye çalıştım bir süre… Sonra kati kararlı şekilde titreyen elimle kapıyı yavaşça açtım. Gece lambasının loş ışığında O’nu gördüm. Odanın ortasında çırılçıplak, önündeki koca erkekliğiyle beni bekliyordu.
Geleceğimi biliyordu… Onu isteyeceğimi… Odasına geleceğimi… Biliyordu… arka adım atmadım. Gözlerimiz kenetlenmiş gibiydi birbirine… Konuşmuyorduk hiç… Gözlerimiz konuşuyordu, her şeyi anlatıyordu. Hiç kıpırdamadan duruyordu odanın ortasında… Ayakta.. Baktım, ilk hareketi benden bekliyor… fazla bekletmedim. Titreyen dizlerimle bir iki adım attım. yüz yüze geldik. Omuzlarımı oynatarak üzerimdeki şeffaf tül geceliği çıkarmak istedim. Kabaran göğüslerimin uçları tülün aşağıya inmesini engelledi. işaret parmağıyla tülü çekti, aşağı bıraktı, yavaşça süzülen ince tül gecelik ayaklarıma düştü.

Karşısında çırılçıplak durdum. Heyecandan kuruyan dudaklarımı yaladım. Dilimi görmek sanırım öldürücü vuruş oldu onun için… Bir inilti çıktı dudaklarından… Kollarını uzatıp bir hamlede kendine çekti beni… Az evvela yaladığım ıslak dudaklarıma etli erkek dudaklarını bastıra bastıra öpmeye başladı.
Kollarıyla çıplak bedenime sımsıkı sarılmış, kendine bastırıyordu. Arzuyla sertleşen penisi keyif üçgenimin arasına girmiş, baskı yapıyordu. Ayaklarımı biraz aralayıp taş benzeri olmuş penisine yer açtım kasıklarımda… şimdi kadınlığıma sürtünüyordu taş benzeri erkekliği… O sertliği hissetmek başımı döndürdü, dudaklarının arasında,
“Ohhhh…” diye inledim. Harikaydı. öylesine güzel bir duyguydu ki… Sanırım yasak meyveyi tatmamız olayı bu kadar olağanüstü tahrik edici kılıyordu. Arzuyla sertleşen göğüslerim onun katı, kaslı göğsünde eziliyordu. Kolları bedenimi öylesine sarmıştı ki, içinde nefes almakta zorluk çekiyordum.

10 (4)

Dudaklarını dudaklarımdan ayırmadan, o güçlü kollarıyla havaya kaldırıverdi beni… Döndürdü, arkamızdaki yatağın üzerine yavaşça uzattı. Kendisi de yatağın kenarına, ayak ucuma oturdu. Hayranlık dolu gözlerle beni seyrediyordu. Sanırım penisi zonkluyordu ki elini götürüp sıktı, rahatlattı…
Ondan tarafta olan sol ayağımı eline aldı sonra… Göğüs hizasına kadar kaldırdı. Sanki az bulunmakta bir mücevher, sanki mukaddes bir eşya bu gibi özenle hareket ediyor, incitmekten korkar gibi tutuyordu ellerinin arasında… Avuçlarının arasında tuttuğu ayağımı dudaklarına götürdü, parlak al oje sürülmüş pedikürlü, bakımlı ayak tırnaklarımı öptü tek tek…
Dudaklarıyla tırnaklarımdan öpe öpe topuklarıma kadar ayağımı tavaf etti. Başparmağımdan başlayarak her bir parmağımı tek tek dudaklarını aralayıp ağzına aldı, emdi. Dudaklarını, dilini ayaklarımda, ayak parmaklarımda hissettikçe içim bir hoş oluyor, kıvranıyordum yattığım yerde… Ayak parmaklarım sırıl sıklam olmuştu.

Yeteri kadar sevmiş olmalı ki, sol ayağımı kucağına, kasıklarına, erkekliğine temas edecek biçimde özenle yerleştirdi. Sanırım dizi sağ ayağıma gelmişti. Sağ ayağımı da tıpkı şekilde tutup kaldırdı, bu kez onu öpmeye, yalamaya, emmeye başlandı. Hele ayak tabanlarımı öptüğünde öylesine huylanıyordum ki, kıvranıyordum yatakta…
Kucağına bıraktığı ıslak sol ayağıma değen penisinin zonkladığını, kıpır kıpır devinim ettiğini duyumsadım. yaş ayak parmaklarımla o kıpırdayıp duran yaramazı sakinleştirmeye çalıştım. Sıcaklığı ayak tabanımı, parmaklarımı yakıyordu adeta… O da ayağımla erkekliğine ilk temas ettiğimde ağzından bir inilti koparak iki büklüm oldu bir anda… Okşamalarım arttıkça kıvrandı, kıvrandı, sonunda elinde tuttuğu sağ ayağımın tabanına yüzünü gömdü, topuklarımı dişleriyle hafif ısırır bu gibi yaparak kasıldı… Kucağındaki ayak parmaklarımın arasına dölleri püskürüyordu şimdi… inleye inleye boşaldı. Sanırım günlerdir biriktirdiği hayali gerçekleşmişti. ilgiyle boşalmasını izliyordum yattığım yerden… Sakinleşmesini bekledim.

Mahcup bir sima ifadesiyle yüzüme baktı sakinleştikten sonra… Utanıyordu. Yerden bir bez, sanırım külodu, alıp dölleri bulaşan ayağımı güzelce sildi, temizledi. Gözleri gözlerimdeydi. Gülümsedim utanma dercesine, ellerimi uzatıp çağrı ettim. Munis bir kaplan gibi davetime uyup kollarımın arasına geldi, sımsıkı sarıldım…
iri yapılı erkek bedeninin yarısı benim üstümdeydi şimdi… Bir bacağını benim bacaklarımın üzerine atmış, eli göğüslerimdeydi. Başı omuz boşluğumda, dudakları boynumda, omuzumda öpücükler kondurmakla meşguldü. yan tarafımdaki sertliği hissedince gözlerime inanamadım, elimi uzatıp az evvela boşalmış erkekliğini tuttum. Evet, yeni boşalan penisi tıpkı sertlikteydi yine… Parmaklarımla penisini kavradığım anda bir inilti koptu dudaklarından,
“Ohhh…” diye… Başımı çevirip o inleyen dudaklarına öpücük kondurdum.
“Avuçlamam hoşuna mı gitti?” dedim. Başını salladı,
“Oh, evet… Hem de çok… Elin, parmakların sıcacık…”
“öpmemi ister misin peki?” Elimdeki sertliği ortasından tutup sarstım. “Dilimi ister misin, yalamamı? Dilimle okşasam? Ne dersin?”

11 (2)

Yanıtını beklemedim. Bunu istemeyecek erkek tanımıyordum çünkü… Elimle omuzundan tutup geriye ittim. Sırt üstü yatağa yatırdım. Sertliği abide bunun gibi tavana dikilmiş duruyordu. Eğildim. Başına bir öpücük kondurdum. Kıvrandı,
“ıhhh…” diyerek inledi. “çok fazla güzell yenge…”
“şışşt… Yenge yok…” Kıvranarak sordu,
“Ne var yenge?”
“Aşkım de… Karıcım de bana… Bu gece senin karınım ben…”
“Peki aşkım… Karım benim… Kadınım…”
“işte şimdi oldu aşkım… Bu gece benim kocamsın… Bu gece beni sikecek kocamsın… Erkeğimsin…” diyerek elimdeki sertliğe yumuldum. Hoyratça ellerimin arasında tuttuğum penisin her yerini öpmeye, yalamaya, dişlerimle hafifçe gövdesini ısırmaya başladım. Dilime az önce boşalmasından kalan menilerin tadı geldi. Güzeldi tadı… Ben yaladıkça odamda hayalini kurduğum benzeri karın kasları kasılıp duruyor, dalgalanıyordu adeta…
Bir süre yaladıktan sonra yine boşalmasından korktum, bıraktım yalamayı… Doğruldum. yatacağı yerden bana bakıyordu. Bir bacağımı belinin üzerinden aşırıp penisinin hizasında dizlerimin üstünde durdum. Elimi aramıza sokup penisini tuttum. içinden sular akan kadınlığımın dudakları arasına hizaladım, alçalmaya başladım. Penisin başı girdi önce…

“Ohhh… Güzell…” diye inledim. Zevkten kasılan yüzüme, gözlerime bakıyordu aşağıdan… Dudaklarımı ısıra ısıra indim, indim… Kasıklarımız birleşti sonunda… % içimdeydi erkekliği… Kasık bölgesini temizlemiş, kılları yeni çıkmaya başlamış vaziyetteydi. Bacaklarımı iyice açtığımdan o yeni çıkan sert kıllar klitorisime batıyor, beni daha çok tahrik ediyordu.

Bir süre bekledim. Sonra kalçalarımı kıpırdatmaya başladım. Yavaş yavaş… Daire şeklinde hareketlerle adeta üzerinde dans ettim. Sonra kalçalarımı kaldırdım yavaşça, başına kadar çıkacak şekilde yükseldim. içimden çıktı, kadınlığımın ıslak dudakları aralık kaldı. yine alçaldım, alçaldım… Dibime kadar içime aldım… sürekli bu hareketleri tekrarlıyordum tıpkı hızla… in… çık… in… çık…

13 (1)

Elimin birisini aramıza sokup klitorisimi okşadım. öyle tahrik olmuştum ki, minik bir çocuk pipisi vardı sanki parmağımın değdiği yerde… Sertleşmişti… Parmağımla okşayıp rahatlattım. Sonra elimi amımdan çekip onun geniş göğsüne ellerimi dayadım. Göğsünden destek alıp kalçalarımı hızla indirip kaldırmaya başladım.
Adeta motor bunun gibi inip kalkıyordum üstünde… Korkunç bir zevkti duyduğum… Katıksız… içimdeki sertlik amımı yara yara girip çıkıyordu. Sularım kasıklarını sırılsıklam yapmış, ben inip kalktıkça klitorisim yaş kasıklarına şap şap vuruyor, bedenlerimizden çıkan sesler ve zevk inlemelerimiz odanın arasında yankılanıp duruyordu. Bağırmaya başladım,
“Ahhh…. Geliyorummm… çok fazla güzell… Sikin beni delirtiyor aşkım… Kocamm.. Oohhh….”
Ağzı kuş benzeri açılmış soluyup duruyordu altımda… Kesik inlemeler koyveriyor, elleri kalçalarımda, inip kalkışlarıma destek oluyor, ben indikçe o da kalçalarını kaldırıp beni karşılıyordu. inanılmaz bir tempo, harika bir ahenk vardı aramızda…
Saçlarından tutup kaldırdım, göğsüme bastırdım, elleriyle memelerimi, dudaklarıyla uçlarını kapattı. O meme uçlarımı emerken ben tüm ağırlığımla çöküp erkekliğini dibine kadar içime aldım. Kasılıyor, titriyor, orgazm kasırgasına yakalanmış, yaprak bunun gibi çırpınıyordum. O da benden farksızdı… Boşalan penisinden içime yayılan döllerinin sıcaklığı daha bir delirtiyordu beni…
Yavaş yavaş ritmimiz azaldı, azaldı, sonunda hareketsiz kalakaldık. nefes soluğaydık ikimiz de… Parmaklarım hala saçlarının içinde kasılmış durumdaydı. Başını kaldırıp dudaklarımdan öptü sevgiyle… Ben de karşılık verdim. öpüştük…. Kendimi bitmiş hissediyordum, bıkkın, savaştan çıkmış…

15

Sakince içimdeki yarı katı penisi çıkardım, yanına yattım sırt üstü… Hala fasıla ara kasılıyordu bedenim… Az önceki depremin artçıları bunun gibi gelen keyif kıvılcımlarıyla sarsılıyordum… Kolunu başımın altından geçirip kendine çekti. yan dönüp başımı göğsüne yasladım. Kalbinin çarpıntısını duyabiliyordum. Elimi kaslı, düz karnında gezdirdim, okşadım.
“Teşekkür ederim…” diye fısıldadım.
cevap vermedi… Saçlarımı okşadı uzun uzun… Fırtınadan sonraki dingin bir deniz gibi, rahatlık arasında, göğsünde yattım. Huzur veriyordu ama bir yandan yaptıklarımdan kocamın yüzüne nasıl bakarım düşünceler beni sarmıştı. Uzun zamandır genç biri ile sevişme şansım olmamıştı, güzel bir duygu. Anımı paylaştım umarım ki beğeni ile okumuştursunuz. Sevgi ile kalın.

Türbanlı Halama Döşedim

Ben İsmimi vermeden hikayeme geçmek istiyorum. Misafirliğe gittiğim Halamın evine, enişte akşam olunca çalıştığı için halam ile akşam evde yalnız kaldık ben salonda tv izlerken yanıma geldi geceliklerini giymiş öyle tahrik oldum ki orada kalkıp kayasım geldi sonra ben odama geçiyorum dedi merdivenlerden odasına çıkarken ayağı takıldımı bunun incildi galiba gel masaj yap dryince zaten masajımla bunu azdırdım baştan çıkınca ses çıkartmadı. Halam genelde türbanlıdır ama evde yabancılar olmadığı zamanlarda türbanını çıkarır, ama hiç türbansız görmemiştim, çok güzeldi yinede türbanı ona çok yakışıyor.

3 4

Halamın kalçasını biraz daha okşarken kendimi durduramadım ve amına birazcık parmağım değdi ben halama baktım oda bana baktı nolu dedi hiççç bişey yoktur hala dedim ama garip zevke gelmiştim sonra ben tuvalete girdim halam banyoda duş alıyodu o banyodan çıktı derhal sonrada ben çıktım bende banyoya gircektim sikimin kıllarını kesmek için halama baktım yatağın üstünde saçlarını kurutuodu sonra ben banyoya girdim sikimin kıllarını kesiodum kapının kilidini açık bırakmışım tam sikimin kıllarını keserken halam içeriye girdi derhal sikimi bastırdım elimle hala noldu dedim yardıma ihtiyacın var mı die bakmıştım dedi ben dayanamadım

65

var dedim halam hiçbişey sormadan jileti aldı sikimi traş etmeye başlanmıştır zevkden benimki kalkmıştı bundan böyle.sonra sikimi yıkadı ve eliyle okşamaya başlanıyor enişteninkinden daha büyük dedi bende öyledir dedim.sonra halamda dayanamayıp sikimi yalamaya başlanmıştır zevkten kuduruyodum sikimi iyice yaladı ve hadi başla sikmeye dedi.ben burda olmaz yatak odasına geçelim dedim tamam dedi odaya geçtik yatağın üzerine attım halamı öncelikle göğsünü yalamaya başladım zevkten göğsünün uçları dimdik olmuştu sonra yavaş yavaş amına doğru iniyodum amının kenarlarını yaladım ve dilimi içine doğru sokuyodum

109

biraz daha yaladım sonra halam hadi bundan böyle dayanamıyorum dedi bende sikimi yavaş yavaş amına doğru soktum oh diyordu, amı da baya büyüktü iyice kökledim bundan böyle sikimi gel git yapıyordum ve boşalıyorum dedim, boşalıcam dedim tekrar, tamam boşal dedi içine boşal bir tanem dedi. Boşaldıktan sonra yatağa uzandık ikimizde biraz yorulmuştuk, biraz uzandıktan sonra halam sikimi ağzına aldı dimdik etti iyice yalıyordu, zevkten kuduruyordum. Halamda kuduruyordu tabi sonra sikimi kökledi ağzında taşaklarımı falan yalıyordu sikimi mükemmel yalıyordu asla unutamam. Sikimi iyice yaladıktan sonra ben boşalıcam dedim yine, halam boşal tatlım dedi tüm spermlerimi son damlasına kadar yuttu. Öyle güzel bir gece geçirmiştim ki asla unutamayacağım gibi oldu.